از حاكم سناءي

17 08 2007

Bâz küştem z`ânci güftem z`anki nist

Der-suhan ma`ni vü der-ma`ni sühan

Şimdiye kadar söylediğim sözlerden vazgeçtim. Çünkü kalpte parlayan ince manaları anlatmaya yeteri kadar söz bulmak mümkün olmadığı gibi, o maksatla söylenen sözlerde de mânâ yoktur.





از سادي شرازي

17 08 2007

اكر پند خردمندان ز جان و دل نياموزى

جهان آن پند بتلخى بياموزد ترا روزى

Eğer pend-i hıred-mendân zi cân u dil neyâmûzî

Cihân ân pend be-telhî beyâmûzed turâ rûzî

Eğer akıl sahiplerinin öğütlerini can u gönülden dinlemezsen

Cihan, o öğüdü sana bir gün acıyla öğretir





از ملا جامي

17 08 2007

Kâbetü’-uşşâk bâşed in mekam

Her ki nakıs amed incâ şod temâm.

Bu makam aşıkların kâbesi oldu

Buraya noksan gelen tamamlandı.

Molla Câmi

“Mevlana Müzesi Hat Dairesi’nde, Yesârizâde Mustafa İzzet Efendi’nin hattı ile yazılmış olan Molla Câmi’ye ait farsça beyit.”  

Mevlevi kaynaklarında Molla Camii’ye ait olan bu beyit için bir menkıbe anlatılmaktadır. “Molla Cami Mevlâna Dergâhına altı kez ziyarete gelmiş ancak dergâha girememiş. Yedinci ziyaretinde Dergâh’a girmesine izin verilince, başındaki başlığı huzura doğru atarak bu beyti söylediği” anlatılmaktadır. Zaman içerisinde Mevlevi mensublarınca çok kullanılan bu beyitin yazılmış olduğu levha yüzyıllardır türbe girişinde asılı tutulmaktadır.





از حافظ شرازي

17 08 2007

Çü bişnevi suhan-ı ehl-i dil megû ki hata est

Suhan-şinâs ne-dân dil-berâ hatâ incâ est

Gönül ehlinin sözünü işitince bu yanlıştır deme;

Sen sözden anlamıyorsun hata burda.





از شرازي

17 08 2007

خير مقدم مرحبا اى طاير فرخنده دم
شادمان كردى مارا
 نازم تو را سر تا قدم

Hayr-ı makdem merhabâ eyâ tâyir-i ferhunde-dem

Şâdmân kerdî mârâ nâzem tûrâ ser-tâ-kadem

Ey nefesi kutlu devlet kuşu, hoşgeldin, merhaba

Beni sevindirdin, baştan ayağa dek sana kurban olayım

 

 

Hergez nemîred an ke deleş zende şod be aşk sebt est ber ketibey-i âlem devam-i ma 

 “Bir aşık adamı hiçbir zaman ölemez  devamimizi dünya’nin ketibe’de kayt olmuş”

Ger ze mesced be herabât şodem horde megîr meclisi ve’z deraz est o zeman hâhed şod 

 Eğer Câmi’den meyhaneye gittim melâmer etme  müeze uzun dur ve zaman el’den gidecek”

Ez seday-i soheni aşk nedidem hoşter, yâdegari ke derin gonbede devvâr bemand 

 “Aşk sesi den daha gözel dünya’da hiç görmedim  ki o ses dir ki bu devvâr günbette kalacak”

Güftem gemi tu darem,güfta gemet serâyed güftem ki mahe men şo,güfta eger berâyed

 “Senin özlemim var,dedim , ozlemin yok olsun,dedi  benim Ay’im ol! dedim , eğer çikarsa dedi “





متن

16 08 2007

image-14.jpg





متن

16 08 2007

image-151.jpg





فصلها

16 08 2007

image-13.jpg





ساعت چند است

16 08 2007

image-12.jpg





فريبا

16 08 2007

image-111.jpg

FERİBA

Feriba memurdur. O yirmi bir yaşındadır. Feriba evli değildir. O bekardır ve ailesiyle yaşar. Onun bir erkek ve iki kız kardeşi vardır. Erkek kardeşi Ahmed on dokuz yaşındadır ve tarih fakültesinde öğrencidir. Küçük kız kardeşi Meryem on yaşındadır ve ilkokul dördüncü sınıfa gider. Büyük kız kardeşi Sara yirmi dört yaşındadır ve lisede öğretmendir. Sara evlidir ancak Feriba ve Sara birbirlerini her gün görürler.

Feriba her gün sabah altıda uyanır. O genelde ailesiyle kahvaltı yapar. O işe otobüsle gider. Öğle yemeğini işte yer. Ofis sabah saat sekizde açılır ve akşam üstü beşte tatil olur. O eve otobüsle döner. Eve döndükten sonra akşam yemeğinin hazırlanmasında annesine yardım eder.

O geceleri genelde kitap okur ya da televizyon seyreder.