مقصود- Amaç

27 05 2010

آورد به اضطرارم اول بوجود

جز حیرتم از حیات چیزی نفزود

رفتیم باکراه و ندانیم چه بود

زین آمدن و بودن و رفتن مقصود

 

Âvord be iztirârem evvel be vucûd

Coz heyretem ez heyât çîzî nefzûd

Reftîm be ikrâh u nedânîm çi bûd

Zin âmeden u bûden u reften maksûd

 

İstemedim ben; zorla beni var etti.

Hayret dışında hayatıma ne ilave etti?

Gidiyoruz ikrahla şimdi; bilmiyoruz neydi?

Bundan amaç: Geldi, kaldı, gitti?*

 

*Mehmet Kanar, Osmanlı Türkçesi Sözlüğü

Reklamlar




بعشق-Aşk ile

10 05 2010

Deniz’e…

*

*Yakup Kenan Necefzade’nin çevirisiyle Hafız-ı Şirazi Divanı’ndan alınmıştır. Fotoğrafını çekip gönderen Ayşegül Ergün’e teşekkürler.





سخت ترین چیزها- En Zor Şey

3 05 2010

سخت ترین چیزها

در مجلس کسری سه تن از حکما جمع آمدند. فیلسوف روم و حکیم هند و بزرکمهر وزیر انوشروان. سخن با نجا رسید که سختترین چیزها چیست؟

فیلسوف رومی کفت: پیری و سستی و ناداری و تنکدستی. هندی کفت: تن بیمار و اندوه بسیار. بزرکمهر کفت: نزدکی اجل بادوری از حسن عمل. همه بقول بزرکمهر رضا دادند.

En Zor Şey

Enuşirevan’ın Sarayında üç hakim toplandılar. Yunanlı filozof, Hindistanlı hakim ve Enuşirevan’ın veziri Bozorgmehr.

En güç şeyin ne olduğuna dair söz açıldı.

Yunanlı filozof dedi ki: Dünyada en zor şey şunlardır: İhtiyarlık, gevşeklik-aciz, yoksulluk ve parasızlık.

Hintli ailm dedi ki: Bence hasta vücutla çok keder.

Bozorgmehr ise şu karşılığı verdi: İyi bir iş görmeden ecelin yaklaşmasıdır.

Hepsi de Bozorgmehr’e hak verdiler.*

*Yakup Kenan Necefzâde, Türklere Farsi Öğretimi