مهر تو- Senin Mührün

22 06 2012

من آن نیم که دهم نقد دل بهر شوخی

در خزانه بمهر تو و نشانهء تست

Men ân niyem ki dehem nakd-i dil beher şûhî

Der-i hizâne be-muhr-i tu vu nişâne-i tust

Ben herkese gönül verecek biri değilim.

Gönül hazinemin kapısı senin mührünle mühürlenmiştir, orda senin nişanın vardır.





هر گز فرامشت نکنم-Hiç Unutmadığım

30 04 2012

ای که هر گز فرامشت نکنم
هیچت از بنده یاد می آید

Ey ki hergiz ferâmuşet nekonem / Hîçet ez bende yâd mî âyed?
“Ey seni hiç unutmadığım! Hiç beni hatırladığın oluyor mu?”





رضای تو-Senin Rızân

9 02 2012

Yâ Rabbi, senden ebedî bir hayat istemiyorum

Dünyanın refâhını ve sefâsını istemiyorum

Gönül mutluluğunu ve cân rahatlığını istemiyorum

Senin rızân her ne ise onu istiyorum..

Hâce Abdullah el-Ensârî el-Herevî





ندهم-Değişmem

9 12 2011

من درد ترا ز دست آسان ندهم

دل برنكنم ز دوست تا جان ندهم

از دوست بيادگار دردي دارم

كان درد بصدهزار درمان ندهم

Men derde torâ zedest asân nedehem / Dil bernekenem ze dost tâ cân nedehem 
Ez dost be yâdigâr derdi dârem / Kan derd be sed hezâr dermân nedehem
Ben senin derdini kolay yitirmem / Can vermedikçe gönlümü sevgiliden koparmam
Bir derdim var sevgiliden hatıra / O derdi ki bin dermana değişmem. Fahrettin Irâkî




بیتها از سلطانان-Sultanlardan Beyitler

16 09 2011

Sultan II. Bazyezid’in Farsça beyiti;

هر دود که بالا رود از سینۀ چاکم

ابری شود و گریه کند بر سر خاکم

Yaralı yüreğimden yanık göğsümden yükselen, yerden göğe çıkan her bir ah, buhar ve bulut olarak başımdan aşağı ve mezarıma dökülür yani yağmur halinde halime ağlar.

Fatih Sultan Mehmed, fethi takiben İstanbul’a girişinde Bellarkerna sarayına ayak basar basmaz şu beyiti söylemiştir;

بوم نوبت میزند بر طارم افراسیاب

پرده داری میکند در قصر قیصر عنکبوت

Efrasiyabın sarayının kemerinde baykuş ötmekte ve Kayserin sarayını örümcek kendi ağlarıyla örtmekte ve o ağlarıyla kapıyı bir perde ile kapatmakta sanki perdedarlık etmektedir.

Yavuz Sultan Selim’in Farsça beyitleri;

اى كه براى درد من فكر علاج كردۀ

مردنم از خدا طلب رنجه مكن حكيم را

Ey benim derdim için bir ilaç bulma düşüncesinde olan sevgilim,

Allah’tan (cc.) ölmemi niyaz eyle..Boş yere tabibe zahmet verme.

سوخت از حسرت سليمى رحم كن بر حال او

ماه من تا كى فروزى آتش رخسار را

Selim hasretinden yandı, onun bu haline merhamet et,

Ey benim ayım! Daha ne zamana kadar beni yanağının ateşiyle yakacaksın?

نه زنده ام از هجر تو اي شوح نه مرده

فرياد از اين نو وجود عدم آلود

Ne zinde em ez hicr-i tu ey şûh ne mürde / Feryâd ez în nev vücûdî-i adem âlûd

Hasretinden ne diriyim ey şuh ne ölü / Bu yokluk dolu yeni varoluştan feryat!

جلوۀ حسن تو ظاهر ز رح هر زیبا
این چه حسن و چه ظهورست بدین زیبایی

Her güzelin yanağından senin güzelliğin tecellî ediyor. Bu ne güzellik ve zuhurdur ki bu kadar güzel tecellî ediyor
Kanuni Sultan Süleyman’ın (Muhibbi) Farsça beyitleri;

وی بقتلم کرده ای بیوفا سوگند یار

بهر تسکین دلم بلله که سوگند ی دیگر

Vey be katlem kerdei ey bivefâ sevgend yâr/Behr-i teskîn-i dilem billah ki sevgendi diger

Ey beni öldürmeye yeminli vefasız sevgili, yeminini hatırla

Gönlümü sakinleştirmek için doğrusu bir başka yemin gerekmez.

زیار چشم وفا بسته بودم عقلم کفت

زهی تصویر باطل زهی خیال محال

Zi yâr çeşm-i vefâ beste budem aklem güft / Zihi tasavvur-ı bâtıl zihi hayal-i muhal

Sevgiliden vefa gözünü bağlamıştım (vefasını beklemiştim)

Aklım bu olmayacak bir düşünce, erişilmez güzel bir hayal dedi





شش چیز -Altı Şey

8 11 2010

1630 senesinde Kaymakam Recep Paşa ile Polonya elçisi arasında gerçekleşen antlaşma maddeleriyle ilgili bir belgede geçen rubâi:

 Ey Bâr-ı Huda bi-Hakk hasti

Şeş çiz ma ra meded feresti

İlm ü amâl ü ferah-desti

İman u aman u ten-dürüsti

 

Ey Bâr-ı Huda sen adilsin

Beni altı şeyle donattın

İlim, amel ve cömertlik

İman, merhamet ve sağlık

 

O, God the Lord, you are the rightful

You sent me six reinforcements

Knowledge, practice and generosity

Faith, mercy and health

Kaynak; Dariusz Kolodziejczyk, Ottoman-Polish Diplomatic Relations (15th-18th century): An Annotated edition of Ahd-names and Other Documents (Leiden: Brill, 2000), s. 431.

Tesbit eden ve İngilizce’den çeviren: Zeynep Bostan





ياد دارى-Yâdında mı?

13 04 2010

 

Yadında mı doğduğun zamanlar?

Sen ağlar idin gülerdi âlem;

Bir öyle ömür geçir ki olsun

Mevtin sana hande halka matem.

ياد دارى كه وقت آمدنت
همه خندان شدند تو گريان
آبچنان زى كه وقت رفتن تو
همه گريان شودن تو خندان

Tekrar  tekrar okumayı sevdiğim dörtlüklerden biri ve her seferinde içimde bir hüzne sebebiyet veriyor. Öyle bir ömür geçirememe “endişe”sinden olsa gerek… Rubai hakkında kesin bir bilgiye sahip olmamakla beraber, Sadi Şirazi’ye ait olduğu, ilk kısımdaki çeviriyi de, Mehmet Akif Ersoy’un Arapça’dan tercüme ettiği söylenir. Beşir Ayvazoğlu’nun  makalesinde okuduğum, kime ait olduğu bilinmeyen, başka bir çevirisi de şöyledir: 

“Fikr et ey dil ki doğduğun vaktin
Halk handân idi ve sen giryân
Ana sa’y et ki öldüğün vaktin
Halk giryân ola ve sen handân”





در راه خدا

27 09 2008

Der râh-ı Huda do Ka’be âmed hâsıl

Yek Ka’be-i sûret ve yekî Ka’be-i dil

Allah’a giden yolda iki Kâbe vardır

Biri Suret Kâbesi, biri Gönül Kâbesi.





بيت فارسي ساطان سليم

23 09 2007

Yavuz Sultan Selim’in Frasça Beyiti

نه زنده ام از هجر تو اي شوح نه مرده

فرياد از اين نو وجود عدم آلود

Ne zinde em ez hicr-i tu ey şûh ne mürde

Feryâd ez în nev vücûdî-i adem âlûd

Hasretinden ne diriyim ey şuh ne ölü

Bu yokluk dolu yeni varoluştan feryat!





دو ابرهيم

17 08 2007

دوابرهيم آمد به جهان

يكي بت شكن يكي بت نشان

Du İbrahim âmed be-cihân

Yeki büt-şiken yeki büt-nişân

Cihana iki İbrahim geldi

Biri putları yıktı biri putları dikti

İki İbrahimden birisi malum olacağı üzere Hz. İbrahim aleyhisselam. Put diken İbrahim ise Kanuni Sultan Süleymenın sadrazamlarından makbul İbrahim Paşadır.

İbrahim Paşa Macaristan seferinden sonra Budinden getirdiği heykelleri sarayının bahçesine diktirtiyor. Beyit, devrin şairlerinden Figâniye atfediliyor.