كلبه آحزان- Külbe-i Ahzân

19 09 2010

 

  

Yusuf-ı güm-geşte bâz âyed be-Ken’ân gam ne-hor
Külbe-i ahzân şeved rûzî gülistân gam ne-hor

Kaybolan Yusuf Kenan’a yine gelir, gam yeme;  

Hüzüler kulübesi bir gün yine gülistan olur, gam yeme.

Çeviri ve transkripsiyon için Mustafa Bey’e teşekkür ederiz.





بعشق-Aşk ile

10 05 2010

Deniz’e…

*

*Yakup Kenan Necefzade’nin çevirisiyle Hafız-ı Şirazi Divanı’ndan alınmıştır. Fotoğrafını çekip gönderen Ayşegül Ergün’e teşekkürler.





دل رميده- Ürkek Gönül

5 02 2010

غزل ۱۶۷
ستاره ای بدرخشيد و ماه مجلس شد
دل رميده ما را رفيق و مونس شد
نگار من که به مکتب نرفت و خط ننوشت
به غمزه مسله آموز صد مدرس شد
به بوی او دل بيمار عاشقان چو صبا
فدای عارض نسرين و چشم نرگس شد
به صدر مصطبه ام می نشاند اکنون دوست
گدای شهر نگه کن که مير مجلس شد
خيال آب خضر بست و جام اسکندر
به جرعه نوشی سلطان ابوالفوارس شد
طربسرای محبت کنون شود معمور
که طاق ابروی يار منش مهندس شد
لب از ترشح می پاک کن برای خدا
که خاطرم به هزاران گنه موسوس شد
کرشمه تو شرابی به عاشقان پيمود
که علم بی خبر افتاد و عقل بی حس شد
چو زر عزيز وجود است نظم من آری
قبول دولتيان کيميای اين مس شد
ز راه ميکده ياران عنان بگردانيد
چرا که حافظ از اين راه رفت و مفلس شد

Bir yıldız parladı, meclise ay kesildi. Bizim ürkmüş, kaçmış gönlümüze yoldaş oldu.

Güzelim, mektebe gitmediği, yazı yazmadığı halde göz ucuyla yüzlerce müderrise ders öğretmekte!

 Onun kokusuyla hasta aşıkların gönülleri, sabah rüzgarı gibi nesrinin yanağıyla nergisin gözüne feda oldu gitti:

 Sevgili, beni bugün garipler meclisinin baş köşesine oturttu. Şehir yoksuluna bak, meclise bey kesildi.

 Sevgi neşe yurdu, artık mamur olur. Çünkü sevgilimin kemere benzeyen kaşları, oraya mühendis oldu.

 Allah için olsun dudağındaki şarap sızıntısını sil. Kiminle içti acaba diye hatırıma binlerce vesvese gelmekte.

 İşven, aşıklara öyle bir şarap içirdi ki bilgi hayırsız bir hale geldi, akıl duygusuz.

 Dostlar meyhane yolundan dizgin çevirdiler, neden mi? Çünkü Hafız, bu yola gitti de müflis oldu.

 Hafız, Sultan Ebulfevaris’in meclisinde bir yudum şarap içti de Hızır’ın Abuhayatına da nail oldu, İskender’in kadehine’de!

 Şiirim, altın gibi pek değerli. Evet, devletlilere makbul oluşu, bu bakıra kimya tesirini gösterdi. *

*Hafız Divanı, Abdülbaki Gölpınarlı

Dinlemek için: http://www.neyestan.com/DivanHafez.asp?pic=1





ترک شيرازی -Şirazlı Türk

11 01 2010

Timur’un imparatorluğunun sınırlarını olabildiğine genişlettiği dönemde, Hafız bir gazel yazar.
Bu gazelin bir beytinde şöyle der:


“O Şirazlı Türk (güzel) bize iltifat eder, gönlümüzü alır, aşkımızı kabul eylerse
Onun siyah benine Semerkand’i de bağışlarız, Buhara’yı da”

“Eger ân Turkî-i Şîrâzî be-dest âred dil-i mârâ
Be-hâl-e hindûyeş bahşem Semerkand û Buhârârâ”

Hikâye edildiğine göre Timur Hafız’ın kenti Şiraz’ı fethedince şairi huzuruna getirtir ve  azarlar,
Semerkand ve Buhara gibi gözbebeğimiz iki kentimizi bir güzelin kara benine nasıl feda edersin be adam?
Hafız üzerindeki yırtık pırtık giysileri işaret eder ve  şöyle cevaplar.
-Zaten vere vere bu hale düştüm sultanım!

غزل ۳
اگر آن ترک شيرازی به دست آرد دل ما را
به خال هندويش بخشم سمرقند و بخارا را

بده ساقی می باقی که در جنت نخواهی يافت
کنار آب رکن آباد و گلگشت مصل را

فغان کاين لوليان شوخ شيرين کار شهرآشوب
چنان بردند صبر از دل که ترکان خوان يغما را

ز عشق ناتمام ما جمال يار مستغنی است
به آب و رنگ و خال و خط چه حاجت روی زيبا را

من از آن حسن روزافزون که يوسف داشت دانستم
که عشق از پرده عصمت برون آرد زليخا را

اگر دشنام فرمايی و گر نفرين دعا گويم
جواب تلخ می زيبد لب لعل شکرخا را

نصيحت گوش کن جانا که از جان دوست تر دارند
جوانان سعادتمند پند پير دانا را

حديث از مطرب و می گو و راز دهر کمتر جو
که کس نگشود و نگشايد به حکمت اين معما را

غزل گفتی و در سفتی بيا و خوش بخوان حافظ
که بر نظم تو افشاند فلک عقد ثريا را

Yusuf’un sahip olduğu, günden güne artan güzellikten bildim ki

Aşk Züleyha’yı ismet perdesinden çıkartır.

Dinlemek için:  http://www.neyestan.com/DivanHafez.asp?pic=1





دو حرف- İki Şey

24 11 2009

Henri Bon Fils’in yedi ciltlik Hukuku Düvel eserinde, “hukuku düvelin esâsı şu iki mısradır” dediği Hafız’ın beyiti;

آسایش دو کیتی تفسیر این دو حرف است

با دوستان مروت (تلطف) با دشمان مدارا

Gerek dünya ve gerekse ahirette rahat etmek için dünyada emniyeti sağlamak için yalnız iki şey lazımdır.Biri dostlara mürüvvet ve lütufta bulunmak, öteki de düşmanlara müdara etmek. Yani hülasa olarak dostlarla da düşmanlarla da iyi geçinmek.

Hakimâne bir beyiti daha;

جنگ هفتا دو ملت همه را عذر بنه

که ندید ند حقیقتره افسانه زدند

Yetmiş iki millet harbediyorlarsa onların bu savaşını mazur gör. Çünkü hakikati görmiyerek efsane makamından çaldılar, masala daldılar, hayallere daldılar.





بآفتاب رود

9 10 2007

كدائ در جانان بساطت مفروش

كسي در سايۀ اين در بآفتاب رود

 

Cananın kapısında sailliği dünya saltanatına değişme

Çünkü bu kudsi kapı sayesinde kişi güneşe erişir





از حافظ شرازي

17 08 2007

Çü bişnevi suhan-ı ehl-i dil megû ki hata est

Suhan-şinâs ne-dân dil-berâ hatâ incâ est

Gönül ehlinin sözünü işitince bu yanlıştır deme;

Sen sözden anlamıyorsun hata burda.





از شرازي

17 08 2007

خير مقدم مرحبا اى طاير فرخنده دم
شادمان كردى مارا
 نازم تو را سر تا قدم

Hayr-ı makdem merhabâ eyâ tâyir-i ferhunde-dem

Şâdmân kerdî mârâ nâzem tûrâ ser-tâ-kadem

Ey nefesi kutlu devlet kuşu, hoşgeldin, merhaba

Beni sevindirdin, baştan ayağa dek sana kurban olayım

 

 

Hergez nemîred an ke deleş zende şod be aşk sebt est ber ketibey-i âlem devam-i ma 

 “Bir aşık adamı hiçbir zaman ölemez  devamimizi dünya’nin ketibe’de kayt olmuş”

Ger ze mesced be herabât şodem horde megîr meclisi ve’z deraz est o zeman hâhed şod 

 Eğer Câmi’den meyhaneye gittim melâmer etme  müeze uzun dur ve zaman el’den gidecek”

Ez seday-i soheni aşk nedidem hoşter, yâdegari ke derin gonbede devvâr bemand 

 “Aşk sesi den daha gözel dünya’da hiç görmedim  ki o ses dir ki bu devvâr günbette kalacak”

Güftem gemi tu darem,güfta gemet serâyed güftem ki mahe men şo,güfta eger berâyed

 “Senin özlemim var,dedim , ozlemin yok olsun,dedi  benim Ay’im ol! dedim , eğer çikarsa dedi “