فرهنگ خیام-Hayyam Sözlüğü

24 09 2009

Hayyam Sözlüğü’nün tamamını farscaa@gmail.com adresinden isteyebilirsiniz…

âb Yekçend be kûdekî be ostâd şodîm;/ Yekçend zi ostâdî-yi hod şâd şodîm;/ Pâyân-i sohen şinov ki mâ râ çi resîd:/ Çon âb ber âmedîm u çon bâd şodîm! Bir zaman çocukken hocaya gittik. Bir zaman kendi hocalığımızla sevindik. Dinle lafın sonunu, ne geldi başımıza bak: Su gibi coşup geldik; rüzgar gibi geçtik. (Hayyâm)یک چند بکودکی به استاد شدیم/ یک چند ز استادی خود شاد شدیم/ پایان سخن شنو که ما را چه رسید/ چون آب بر آمدیم و چون باد شدیم

bad ez Çon omr beser resed, çi Bağdâd çi Belh,/ Peymâne ço por şeved, çi şîrîn u çi telh./ Hoş bâş ki ba’d ez men u to mâh besî,/ Ez selh be gorre âyed, ez gorre be selh. Bağdat veya Belh, ne değişir, ömür sona erince? Acı veya tatlı, ne değişir, ömür kadehi dolunca? Bak mutlu olmaya. Senden benden sonra ay Selh ile gurraya gelecek çok; hilal olacak dolunay. (Hayyâm) چون عمر بسر رسد چه بغداد چه بلخ/ پیمانه چو پر شود چه شیرین و چه تلخ/ خوش باش که بعد از من و تو ماه بسی/ از سلخ به غره آید از غره به سلخ

câh Ez âmedenem nebûd gerdûn râ sûd,/ Vez reften-i men câh u celâleş nefzûd;/ Vez hîçkesî nîz do gûşem neşnûd/ Kin âmeden u reftenem ez behr-i çi bûd? ! Yoktu feleğin çıkarı gelmemden benim./ Artmadı mevkii, celâli, gitmemden benim./ Duymadı iki kulağım kimseden benim/ Sebep neydi gelmemden, gitmemden benim? (Hayyâm) از آمدنم نبود گردون را سود/ وز رفتن من جاه و جلالش نفزود/ وز هیچکسی نیز دو گوشم نشنود/ کین آمدن و رفتنم از بهر چه بود

dâmen Binger zi sabâ dâmen-i gul çâk şode,/ Bolbol zi cemâl-i gul tarabnâk şode./ Der sâye-i gul nişîn ki bisyâr in gul/ Ez hâk ber âmede est u der hâk şode! Bak sabah meltemiyle yırtılmış gülün eteği. Gülün cemaliyle gelmiş bülbülün keyfi; Otur gül ağacının gölgesine zira bir çok gül Topraktan çıkmış, gitmiş toprağa geri. (Hayyâm) بنگر ز صبا دامن گل چاک شده/ بلبل ز جمال گل طربناک شده/ در سایهء گل نشین که بسیار این گل/ از خاک بر آمده است و در خاک شده

ebr Ebr âmed u zâr ber ser-i sebze girîst;/ Bîbâde-yi gulreng nemîşâyed zîst./ İn sebze ki imrûz temâşâgeh-i mâst,/ Tâ sebze-yi hâk-i mâ temâşâgeh-i kîst? Geldi bulut, ağladı hüngür hüngür çayırlıklara; Yaşanamaz bu durumda olmadan gül renkli şarap. Bugün bizim seyir yerimiz şu çayırlık. Yarın kimin yeri acep toprağımızda bitecek çayırlık? (Hayyâm)ابر آمد و زار بر سر سبزه گریست/ بی بادهء گلرنگ نمی شاید زیست/ این سبزه که امروز تماشاگه ماست/ تا سبزهء خاک ما تماشاگه کیست؟

fânûs * ~ -i hayâl İn çerh-i felek ki mâ der û heyrânîm,/ Fânûs-i hiyâl ez û misâlî dânîm./ Horşîd çerâğ dân u âlem fânûs./ Mâ çon suverîm kender û gerdânîm. İçinde şaşkın kaldığımız şu çarkıfelek, Biliriz ki hayal fânusu ondan bir örnek. Güneşi çerağ bil, âlemi de fânus. İçinde dönmekteyiz şekil şekil, benek benek. (Hayyâm) این چرخ فلک که ما درو حیرانیم/ فانوس خیال از او مثالی دانیم/ خورشید چراغ دان و عالم فانوس/ ما چون صوریم کاندر او گردانیم

ganîmet Ey dûst, biyâ tâ gam-i ferdâ nehorîm./ Vin yek dem-i omr râ ganîmet şomorîm./ Ferdâ ki ezin deyr-i kohen dergozerîm,/ Bâ heft hezâr sâlegân serbeserîm. Ey dost; gel, çekmeyelim yarının derdini. Ganimet bilelim ömrümüzün şu bir demini. Göçeceğiz yarın şu köhne manastırdan madem, Yedi bin yıl önce göçenlerle olacağız hemdem. (Hayyâm)ای دوست بیا تا غم فردا نخوریم/ واین یک دم عمر را غنیمت شمریم/ فردا که ازین دیر کهن درگذریم/ با هفت هزار سالگان سربسریم

hâb Şâdî betaleb ki hâsil-i omr demîst./ Her zerre zi hâk-i Keykubâdî yu Cemîst./ Ehvâl-i cihân u asl-i in omr ki hest./ Hâbî yu hiyâlî yu ferîbî yu demîst. Mutluluk ara; zira ömrün hasılı bir dem. Her toprak zerresinin sahibi Keykubad ile bir Cem. Dünyanın halleri ile şu ömrün aslı faslı Bir rüya, bir hayal, aldatmaca, bir dem. (Hayyâm) شادی بطلب که حاصل عمر دمیست/ هر ذره که خاک کیقبادی و جمیست/ احوال جهان و اصل این عمر که هست/ خوابی و خیالی و فریبی و دمیست

imrûz Dil sırr-i heyât eger kemâhî dânist,/ Der merg hem esrâr-i ilâhî dânist,/ İmrûz ki bâ hodî, nedânistî hîç,/ Ferdâ ki zi hod revî, çi hâhî dânist? Bilseydi gönül lâyıkıyla yaşam sırrını,/ Anlardı ölümde de Tanrı’nın sırrını./ Kendindeyken bugün anlamadın hiçbir şey;/ Yarın çekip gidince, nasıl anlarsın sırrını? (Hayyâm) دل سر حیات اگر کماهی دانست/ در مرگ هم اسرار الهی دانست/ امروز که با خودی، ندانستی هیچ/ فردا که ز خود روی، چه خواهی دانست؟

Hayyam Sözlüğü’nün tamamını farscaa@gmail.com adresinden isteyebilirsiniz…