Fuzûlî’den-از فضولی

27 01 2013

Fuzûlî’nin Farsça kaleme aldığı kasîdelerinden bir kısım, Ali Nihat Tarlan’ın tercümesiyle;

fuzuli kaside 1
fuzuli kaside

 

 





درد مند

3 06 2008

Takdîr cuz rızâ-yı tu kârî ne-miküned

Peyveste tâ’at-ı tu edâ mîküned kazâ

Kader, senin hoşnutluğunu kazanmaktan başka bir iş yapmıyor;

Kaza ise daima sana boyun eğmeye devam ediyor*

*Hz. Muhammed (a.s)’ın şanında kaside Fuzuli/Leyla ile Mecnûn

 

Ya Rab medet et ki derd-mendim

Âşufte vü zâr ü müstemendim

Ez-feyz-i hüner haber ne-dârem

Cüz bî-hünerî hüner ne-dârem

Allâhım, dertliyim inlerim Hâcetim yâr meded eyle!

Hüner bereketinden habersizim. Hünersizlikten başka hünerim yoktur.(*) 

(*) Bu Hazret-i İzzetden hamd ile istidâ-yı metalibdir ve âsâr-ı şükr ile istitâr-ı meâyibdir.





از ليلي و مجنون

30 09 2007

Esbâb-ı sühan neşât u nâzest

Zîn her dû sühan bahâne-sâzest

 

Meydân-ı sühan ferâh bâyed

Tâ tab`der û hüner nümâyed

 

Dergermî-i rîk ü sahtî-i kûh

Tâ çend sühan reved be-enbûh

 

Söze sebep olan şeyler: neş’e ve nazdır. Her ikisinden de maksad, yapabilmektir. Söz meydanı geniş olmalıdır, İnsan tabiatı orda hüner gösterebilsin diye. Dağın sertliğinden, kumun sıcaklığından halka kadar bir kaç söz gidebilsin diye! (*)

(*) Fuzuli’nin Leyla Ve Mecnun mesnevisinden farsça beyitler. “Bu sebeb-i nazm-ı kitâbdır ve bâis-i irtikâb-ı azâbdır” bölümünde Fuzûli, kitabı yazma sebebini anlatırken, Nizâmî’nin bu beyitlerini aktarmış.