عقل و قلب

28 10 2014

30205_402713408768_3641702_n

Reklamlar




Madem ki deli değilsin, bu eve lâyık değilsin

20 02 2014

گفت که دیوانه نه ای لایق این خانه نه ای

Gazel: Mevlânâ, Divân-ı Kebîr

Tercüme: Abdulbaki Gölpınarlı

Hazırlayan: Fırat Özdemir





غم وفادار-Vefâkâr Gam

3 09 2013

ff

بگذاشتی ام، غم تو مگذاشت مرا

حقّا که غمت از تو وفادارتر است

Sen beni bıraktın ama kederin bırakmadı

 Hakikaten kederin senden daha vefâkâr!





کلید صبح-Sabahın Anahtarı

2 12 2012

هستم به وصال دوست دلشاد امشب

وز غصهٔ هجر گشته آزاد امشب

با یار بچرخم و دل میگوید

یارب که کلید صبح گم باد امشب

Dosta kavuşmada şenlendim bu gece

Ayrılık derdinden kurtuldum bu gece

Dönerim yâr ile seslenirim gönlüme

Yâ Rab! Kaybolsun sabahın anahtarı bu gece..





نعتها-Na’tlar

14 04 2011

Hz. Peygamber’e duyulan sevgi, bağlılık ve hürmet hislerinin göstergesi olan, gerek Türk Edebiyatı’nda, gerek Arap ve Fars Edebiyatı’nda binlerce örneğiyle en çok kaleme alınmış olan tür na’ttır. Arapça bir kelime olan na’t; bir kimsede bulunan özellikleri methederek anlatmak anlamını taşır. Edebî bir terim olarak da; Hz. Muhammed (s.a.s)’in methini konu edinen, O’nu övme amacıyla yazılan manzum ve mensur eserlere verilen bir isim, bir türün adıdır.

Farsça kaleme alınmış, Mevlana Celaleddin Rumi’ye ait iki naatı paylaşıyoruz…

Yâ Habiballah, Halik’in Rasul-i zîşânı sensin

Hz. Zü’l-celâlin seçilmiş, pâk ve misilsiz kulu sensin
Hz. Hak Tealâ’nın nazlı nebisi, kâinâtın evveli ve bedr-i
müniri

Enbiyânın gözünün nuru, bizim gözümüz ve çerağımız sensin

Cebrail üzengide, bir gecede miraç vâki olmuştu

Yeşil gök kubbesinin üzerine şeref ayağını koyan sensin

Yâ Rasulallah, sen bilirsin ki ümmetlerin âcizdir, günahkârdır

Başsız ayaksız âcizlerin önderi, kurtarıcısı sensin

Mevlana, Peygamber-i zîşânın nâ’tını, vasfını yüce tutar

Mustafa ve müctebâ O efendiler efendisi sensin.

Ey hazreti Allah’ın Rasulü ey Habib-i Kibriya

Ey alemin gözünün nuru, ey nebilerin imamı

Her iki cihanda çihar yar-ı güzinin lütuf ve seha menbaı

Ebubekir Ömer Osman Ali dostun ve yârânındır

Yâ Resulallah senin cemal bağında naat söyleyen bülbülüm

Zât-ı şâh-ı risaletinizin hükm-i fermanını itaatle
beklemekteyim.

Merhamet kıl, Molla-yı Rum’un yüzü, gece gündüz ayağının tozudur

Ey Ahmed, Mahmud, Ebu’l Kasım Muhammed, Mustafa

Na’tlar ile ilgili  bilgiye aşağıdaki siteden ulaşılabilir;

http://www.sonpeygamber.info/turk-edebiyatinda-naatlar





غزل ادب-Edep Gazeli

9 03 2010

 

Mevlana Celâleddin Rûmî 

Tam boyutta görebilmek için resmin üzrine tıklayabilirsiniz.

Düzenleyip gönderen Selim Lale’ye teşekkürler.





می​کنی مکن- Etme

15 08 2009

بشنیده​ام که عزم سفر می​کنی مکن

مهر حریف و یار دگر می​کنی مکن

 

تو در جهان غریبی غربت چه می​کنی

قصد کدام خسته جگر می​کنی مکن

 

از ما مدزد خویش به بیگانگان مرو

دزدیده سوی غیر نظر می​کنی مکن

 

ای مه که چرخ زیر و زبر از برای توست

ما را خراب و زیر و زبر می​کنی مکن

 

چه وعده می​دهی و چه سوگند می​خوری

سوگند و عشوه را تو سپر می​کنی مکن

 

کو عهد و کو وثیقه که با بنده کرده​ای

از عهد و قول خویش عبر می​کنی مکن

 

ای برتر از وجود و عدم بارگاه تو

از خطه وجود گذر می​کنی مکن

 

ای دوزخ و بهشت غلامان امر تو

بر ما بهشت را چو سقر می​کنی مکن

 

اندر شکرستان تو از زهر ایمنیم

آن زهر را حریف شکر می​کنی مکن

 

جانم چو کوره​ای است پرآتش بست نکرد

روی من از فراق چو زر می​کنی مکن

 

چون روی درکشی تو شود مه سیه ز غم

قصد خسوف قرص قمر می​کنی مکن

 

ما خشک لب شویم چو تو خشک آوری

چشم مرا به اشک چه تر می​کنی مکن

 

چون طاقت عقیله عشاق نیستت

پس عقل را چه خیره نگر می​کنی مکن

 

حلوا نمی​دهی تو به رنجور ز احتما

رنجور خویش را تو بتر می​کنی مکن

 

چشم حرام خواره من دزد حسن توست

ای جان سزای دزد بصر می​کنی مکن

 

سر درکش ای رفیق که هنگام گفت نیست

در بی​سری عشق چه سر می​کنی مکن

 

ETME

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme