Farsça Şiir Dinletisi

27 04 2016

26 Nisan Salı günü, İstanbul Üniversitesi Fars Edebiyatı Kültür ve Sanat Topluluğu’nun düzenlediği “Farsça Şiir Dinletisi” programına katıldık.

İÜ Avrasya Enstitüsü’nde gerçekleşen programda, Baba Tahir, Ömer Hayyam, Hafız-ı Şirazi, Furuğ Ferruhzad, Kayser Eminpur gibi şairlerden seçilmiş olan, hem klasik hem modern Fars şiirinden örnekleri, Türkçe çevirileriyle birlikte dinledik.

Farsça Şiir Dinletisi, topluluğun düzenlemiş olduğu ilk programdı ve çok güzeldi. Arkadaşlarımızı tebrik ediyor ve faaliyetlerinin devamını bekliyoruz.

Programda okunan Mehdi İhvan Salis’e ait bir şiiri, Kadir Turgut’un çevirisiyle paylaşıyoruz:

Adsız

 

 





داد ده-İnsâf Et

25 08 2014

می برد شادیت را تو شاد ازو /  می‌پذیری ظلم را چون داد ازو

Senin sürûrunu götürür sen ondan mesrûrsun / Ondan gelen zulmü, insâf gibi kabul edersin

یا جواب من بگو یا داد ده / یا مرا ز اسباب شادی یاد ده

Ya bana cevap ver, ya insâf et / Ya esbâb-ı şâdîden hâtıra ver

Ey gönül, ya itirazını beyânen cevap ver, ya kusurunu itirâf edip insafa gel ve itidâl dâiresine gir. Yâhud beni mesrûr edecek sebeplerden öğret..

* Mesnevi Şerhi, Ahmed Avni Konuk / RTE Üniversitesi Kütüphânesi,

Günün kârı bir kaç beyit…

25.08.2014

 





Madem ki deli değilsin, bu eve lâyık değilsin

20 02 2014

گفت که دیوانه نه ای لایق این خانه نه ای

Gazel: Mevlânâ, Divân-ı Kebîr

Tercüme: Abdulbaki Gölpınarlı

Hazırlayan: Fırat Özdemir





من چه گویم

13 12 2013

Resim1

Ey ihsânının en az derecesi dünya hükümdarlığı olan Maliku’l-Mülk.

Sen kalpte muzmir olanı bildiğin halde ben ne söyleyeyim ve nasıl dua edeyim?

Resim2

Sırrını ve muzmirini bilirsem de sen yine onu meydana koy, yani alenen dua et buyurmuş olduğun için sana ilticâ ve husûl-i matlûbu senden istid’â ediyorum.*

*Münâcât-ı Hazreti Mevlânâ Tercümesi / Tahiru’l-Mevlevî





غم وفادار-Vefâkâr Gam

3 09 2013

ff

بگذاشتی ام، غم تو مگذاشت مرا

حقّا که غمت از تو وفادارتر است

Sen beni bıraktın ama kederin bırakmadı

 Hakikaten kederin senden daha vefâkâr!





بیداری حقیقی-Hakîkî Uyanıklık

13 07 2013

چون به حق بيدار نبود جان ما

 هست بيداری چو در بندان ما

Çūn be-Ħaķ bīdār ne-būd cān-ı mā,  Hest bīdārī çū der bendān-ı mā

Cânımız Hakk’a ayık değilse eğer, uyanık olmak bizim için sadece bir engeldir.

Rûhumuz, Allah ile uyanık olmayınca, o zâhirî uyanıklık, bizim için bend ve maniadır. Hakîkî uyanıklık, rûhun hak ve hakîkatten âgâh olmasıdır. O ilahî âgâhlık olmayınca, insanın uyanık durmasıyla gözünün bakması, uykuda rüya görmesine benzer.





کلید صبح-Sabahın Anahtarı

2 12 2012

هستم به وصال دوست دلشاد امشب

وز غصهٔ هجر گشته آزاد امشب

با یار بچرخم و دل میگوید

یارب که کلید صبح گم باد امشب

Dosta kavuşmada şenlendim bu gece

Ayrılık derdinden kurtuldum bu gece

Dönerim yâr ile seslenirim gönlüme

Yâ Rab! Kaybolsun sabahın anahtarı bu gece..





عشق-Aşk

26 06 2012

ای آنک شنیدی سخن عشق ببین عشق

کو حالت بشنیده و کو حالت دیده

Hat: Emre Özdemir 





به ظاهر فریب خوردن- Zâhire Aldanmak

21 10 2011





رحمت-Rahmet

9 05 2011

هركجا آب روان سبزه شود

هركجا اشك روان رحمت بود

Nerede akarsu bulunursa orada yeşillik olur

Nerede gözyaşı bulunursa orada rahmet olur

Merhûm Tahir Olgun’un “Mesnevi Dersleri” kitabını karıştırırken, hem manası hem de ilk öğrenip ezberlediğim farsça beyit olması hasebiyle benim için hususi yeri olan bu beyite rastladım. Şârih’in açıklamasıyla; En şiddetli sıcaklarda, yeryüzü kup kuru kesilmişken bile dere kenarlarının yeşilliği, derede akan suyun eser-i feyzidir.Bunun gibi, bir gözün de yaşlar dökmesi, merhamet-i İlahiyye füyûzunu meydana getiriyor, kurumuş bir kalbi şâdâb-ı hayat ediyor.

آخر هر گریه آخر خنده است

مرد آخرین مبارک بنده است

Nihayet her ağlamanın sonu gülmedir

Akıbeti gören mübarek bir kuldur

Dünya tebeddül ve inkılâb âlemidir. Gök gürler, yağmur yağar. Fakat birden bire bulutlar sıyrılır, güneş meydana çıkar. Âfâki olan şu hallerin vukua geldiği nasıl görülüyorsa, enfüste olması da muhal değildir. İnsanın kederi olur, yüreği daralır, gözünden yaşlar dökülür.  Lakin Allah’ın lütfuyla tecelli değişir, celâl-i İlahi, cemâle tebeddül eder. Evvel ağlayan, tecelli tesiriyle gülmeye başlar.

باش چون دولاب نالان چشم تر

تا ز صحن جانت بر رویت حضر

İnleyen dolap gibi gözü yaşlı ol ki

Ruhunun sahasında yeşillikler bitsin

Gözden nedâmet, yahut hasretle dökülecek yaşlar kalbin pasını siler, gönül ayinesini tecelliye ma’kes olabilecek bir hale getirir. O sebeptendir ki peygamberimizden öğrendiğimiz duamızdır; “Ya Rabbi! Ağlamayan gözden, haşyetle müteessir olmayan kalpten sana sığınırız”

Ağlayabilmek saadetini elde etmek için, ağlayanlara merhamet etmemiz gerektiğini şöyle dile getiriyor Rûmî;

 اشک خواهی رحم کن بر اشکبار

Etmeyin Reis Bey! Siz ağlayamazsınız. Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz. Rahmet kaldırılmış kalbinizden. Buz çölünde yol alıyorsunuz. Reis Bey, mühürlü kalbinizin açılmasını dilerim…

Anne katilliğiyle suçlanan mahkumun durumu için  “ağlanacak hal” dediğinde Reis Bey’i sarsan ve vicdan muhasebesi yapmasına vesile olan cümleleri söylüyor idam mahkumu.  “gözyaşı ve merhamet” ifadesini Reis Bey’in ve bizlerin hafızasına kazıyor…

Necip Fazıl’ın “Reis Bey” isimli eserinin, Mesut Uçakan imzalı sinemaya uyarlanmış halini buradan izleyebilirsiniz.