Senden uzakta-دور از در تو

16 03 2014

Adsız

Senden uzak yaşayan kimsenin -velev ki sultân olsun- yaşayışı, cürm-i mahzdan ibârettir. Senin kapındaki sâillerin kazançlarına nisbeten, husrevlerin sermâyesi bütün hüsrândır.

Paylaştığımız metin, Tahiru’l-Mevlevi‘nin Levâmi’ Tercümesi kitabından alınmıştır. Tahiru’l-Mevlevi, kitabın önsözünde Levâmi’i Türkçe’ye çevirme sebebini şöyle ifâde eder: “İbn-i Fârid ve Molla Cami gibi iki ârif-i ekberin yâdigâr-ı nazm u şerhi ve isti’dâtta misilli bir üstâd-ı irfânperverin eser-i tab’ u neşri olan Levâmi’i Türkçe’ye nakletmek için vicdânî bir arzu duydum

Reklamlar




کلید صبح-Sabahın Anahtarı

2 12 2012

هستم به وصال دوست دلشاد امشب

وز غصهٔ هجر گشته آزاد امشب

با یار بچرخم و دل میگوید

یارب که کلید صبح گم باد امشب

Dosta kavuşmada şenlendim bu gece

Ayrılık derdinden kurtuldum bu gece

Dönerim yâr ile seslenirim gönlüme

Yâ Rab! Kaybolsun sabahın anahtarı bu gece..





من و تو-Ben ve Sen

11 11 2012

اسرار ازل را نه تو دانی و نه من

وین حرف معما نه تو خوانی و نه من

هست از پس پرده گفتگوی من و تو

چون پرده برافتد، نه تو مانی و نه من

Esrâr-i ezel râ ne to dânî yu ne men/ Vin harf-i muammâ ne to hânî yu ne men/ Hest ez pes-i perde goftigûy-i men u to/ Çon perde ber ofted, ne to mânî yu ne men.

Ezel sırlarını ne sen bilirsin, ne ben/ Bu muammayı ne sen okursun, ne ben/ Sen ile ben dedikodusu var perde arkasında / Perde kalktı mı ne sen kalırsın, ne ben.

Ömer Hayyâm’ın bu rubâisini Mohsen Namjoo’dan dinleyebilirsiniz; (2.40-3.14)





عمر-Ömür

21 04 2011

Lugesyam’a sevgilerimle… 

از دی که گذشت هیچ ازو یاد مکن

فردا که نیامده ست فریاد مکن

برنامده و گذشته بنیاد مکن

حالی خوش باش و عمر بر باد مکن

Geride kalan ‘ dün ‘ ü hiç yâd eyleme,

Henüz gelmemiş olan ‘ yarın ‘ için feryâd eyleme,

Gelecek ve geçmişin üzerine bir şey bünyâd eyleme,

İçinde bulunduğun ‘ an ‘ da mutlu ol; ömrünü berbâd
eyleme…





مقصود- Amaç

27 05 2010

آورد به اضطرارم اول بوجود

جز حیرتم از حیات چیزی نفزود

رفتیم باکراه و ندانیم چه بود

زین آمدن و بودن و رفتن مقصود

 

Âvord be iztirârem evvel be vucûd

Coz heyretem ez heyât çîzî nefzûd

Reftîm be ikrâh u nedânîm çi bûd

Zin âmeden u bûden u reften maksûd

 

İstemedim ben; zorla beni var etti.

Hayret dışında hayatıma ne ilave etti?

Gidiyoruz ikrahla şimdi; bilmiyoruz neydi?

Bundan amaç: Geldi, kaldı, gitti?*

 

*Mehmet Kanar, Osmanlı Türkçesi Sözlüğü